Çok keyifliyim. Güneşin kemiklerimi ısıtması için gezdim sokakları. Bayramın son günü ya, herkes son dakikasına kadar kullanıyor günü. İstanbul'un Allah vergisi güzelliği boğazda yürümekse ayrı bir zevk. Tembel tembel gözlemliyorum. Etrafı keşfederken gözüme çarpan bir pano düşündürdü beni.
"Parenting & Child Consultancy". Tam hatırlamıyorum ama aşağı yukarı bunun gibi bir başlıktı. Vay be artık ebeveynlikle ilgili kurslarda başlamış diye düşündüm. Her şeyin hap gibi öğretildiği, biçimlenme ihtiyacının hat safhada olduğu dünyamıza hoş geldik dedim. Aslında öğrenmek için şu haplara mahkum olduğumuz dünyadan bahsetmeyeceğim. Uzun zamandır dikkatimi çeken ama bir türlü dile getirmediğim konuyu paylaşmak istiyorum bugün.
İnsanlar ürettikleri işleri, verdikleri hizmetleri anlatmak için, yatırımlarının geri dönüşünü almak yani para kazanmak adına çok uğraşıyorlar. Bildikleri her yoldan reklam yapıyorlar. Broşür, poster, radyoda televizyonda reklam, internet. Satış için her yerden sesleniyorlar.
Bahsettiğim levhayı koyan sevgili marka sahibi acaba bu işi kim için yapıyor? Sokaktaki bu işaretle kimin dikkatini çeliyor, broşürleri var mı, radyoda söyleşilere katılıp ahkam kesiyor mu? İnternette hedef kitlesine yönelik hangi mesajları veriyor. Acaba bunu hangi dilden yapıyor? Eğitimleri verenler Afrikalı mı, Ugandalı mı, Türk mü? Bir soru daha soruyayım. Eğitimlere katılanlar Fransız mı, Brezilyalı mı, Türk mü?
Olasılıklardan hangisini ele alırsak alalım kuruluşun adı neden İngilizce?
Ebeveynlik eğitimini alacak anne babalar ingilizce olunca daha mı güvenerek geliyorlar acaba bu kursa ya da sadece anadili İngilizce olanlar mı katılıyor?
Tek örnek bu olsa iyi, incelerdik ve öğrenirdik.
Sokak aralarında dışa açılımın bir sürü örneği ile karşılaşmak mümkün. Diamond Kürk, Green Emlak, Balıkchı Hamdi, Paradise Resort, Fish Mekan, Pearl Kürk, Ferrero Veli Yaşar, Talkcity, Sweetie Cafe, Ancella, Cafe Musa ve aklınıza gelebilecek bir sürü kombinasyon mevcut. Bunlar mahallelerinde yaşayan yabancılara hizmet eden yerlerden birkaçı. Bir de büyük markalar var. Goldaş, Med Line, Pasha Tour, Aras Cargo, Beymen Club, Mudocity, Play Card, World Card, Step Halı, Red Apple, CardFinans, The Little Big, Machka, Coffe Crown gibi. Bunları çoğaltmak kolay. Sadece bir gün içinde gözünüze çarpan isimleri yazmaya kalkarsanız bir saatte bir kaç sayfa yetmeyecektir listenize.
Türkçemiz kısır değil, yaratıcı bir millet olarak binlerce seçenek ortaya koyabilecek yetenekteyiz ama anlamsız gelen sözlerin akustiği daha çekici geliyor kulağa. Halbuki marka yaratılırken detaylara dikkat edilmeli, logo, renk, çağrıştırdığı hislere minik sesler eklenmeli ki tüketici unutmasın diye öğrendik.
Anadilimizin Romence olmadığı memlekette İngilizceye hakim kaç vatandaş yaşamakta. Tam tersini durumlarda olan uluslararası markalar Türk halkına sempatik gelmek için ne çabalar harcıyor. Mac Donalds'ta iftar açtırıyorlar, Coca-Cola'ya davul çaldırıyorlar.
Gerçi hemen hemen her lisanı bilen bir milletin evlatları olarak yarı Türkçe yarı İngilizce konuşmaya bayılıyoruz. Amcam dil uzmanı, yaklaşık altı dili grameri ile öğrenmiş bunu dışında iki lisanıda çat pat kullanıyor. (kitap tercümesi yapacak kadar çat pat). Bir kimse sohbet sırasında yabancı kelimeler katıyorsa konuşmasına, o kişi yabancı dile hakim olmadığını gizliyor demektir demişti.
Kişileri bir kenara bırakıyorum peki ya markalar ne konuda eksikliklerini süslü akustik arkasında gizliyorlar.
Parent olunca bende bir gaze edip suitable bulursam attend ederim dedim bu course'a. Full dolu olursa ne yaparım don't know. Bende yabancı dilin arkasına hide etmeden, sorunlarıma solution bulmak adına konuya clearity katmak istiyorum. What I want to say, bu işleri seviyorum diyorum ve ekliyorum be carefull arkadaşlar her yabancı kelimeyi bilmeden kullanmayın. Bilmediğimiz bir sürü anlama gelebilir.
Porsche: Proof of Rich Spoiled Childeren Having Everything (zengin şımarık çocuklarının her şeyi olduğunun ispatı)
BMW: Bring Me Woman (bana kadın getirir)
30 Kasım 2009
Çok Cool!uz
Gönderen
Melek
zaman:
04:11
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder